Ana Sayfa Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Yaşam

Sağlık yaşam, öneriler, uygulamalar, makaleler. Sağlık ve doğru yaşam üzerine her şey.

Sigara ve Tütün Ürünlerinin Çok Bilinmeyen Zararları

Sigara ve tütün ürünleri kullanmanın genel anlamda sağlığa zararlı olduğu ve pek çok farklı hastalığa sebep olduğu tartışmasız bir gerçek. Sigara içmenin ve tütün ürünleri kullanmanın genel olarak bilinen zararları yanında az bilinen ve es geçilen zararları da mevcut.

Sigara İçmenin Çok Bilinmeyen Zararları

Sigara ve her çeşit tütün kullanımı (nargile ve elektronik sigara gibi) sıradan bir gribin, zatürre ve hatta kronik akciğer hastalıklarına dönüşme ihtimalini arttırır. Tütün kullanımı sizi her tür mikroba karşı daha az dayanıklı yapar, yani sigara içmediğinizde olacağınızdan daha sık ve daha uzun süre hasta olursunuz.

Sigara ve diğer tütün ürünlerinin (nargile ve elektronik sigara gibi) içindeki nikotin, doku iyileşmesini yani her türlü iç ve dış yaranın iyileşmesini geciktirir. Nikotin, zedelenmiş dokunun iyileşmesi için gerekli oksijen ve besini sağlayan damarların daralıp tıkanmasına sebep olur. Sigara dumanındaki karbon monoksit ise aldığınız her nefesteki oksijenin yerine geçerek daha az oksijen solumanıza neden olur.

Kemiklerde Mineral İçeriğini Azaltıyor

Ayrıca tütün mamullerinde bulunan başka bazı kimyasallar kemiklerin mineral içeriğini azaltır, kemiklerin daha kırılgan olmasına ve kırılmalar sonrası daha yavaş iyileşmesine neden olur. Tüm bu sebeplerden dolayı tütün kullanımı aşağıda listelenenler gibi kemik ve kas sorunları yaşama ihtimalinizi de arttırır:

  • Bel ağrısı
  • Fıtık
  • Kalça kırığı
  • Romatoid artirit (eklem iltihabı)
  • Osteoporoz

Tüm tütün mamülleri Tip 2 Diyabet geliştirme ihtimalinizi arttırır. Var olan diyabetinizin kontrolünü, ilaçların etkisini azaltarak zorlaştırır.

Tütün dumanı sadece kullanıcı için değil, çevrelerinde tütün dumanını soluyan herkes için zararlıdır. Örneğin, sigara kullanılan evlerde büyüyen çocuklar, dumandan uzak büyüyen çocuklara kıyasla:

  • Daha sık kulak ağrısı ve orta kulak iltihaplanması yaşarlar.
  • Astım gibi çeşitli alerjiler geliştirme ve kontrolü zor, şiddetli astım atakları yaşama ihtimalleri ciddi oranda artar.
  • Daha sık hastalanan bu çocukların okul başarılarının dumansız evlerde büyüyen arkadaşlarına kıyasla daha düşük olduğu görülmektedir.

En Yeni Sağlıklı Beslenme ve Tüketim Trendleri

Günümüzde sağlıklı beslenme tarzları ve uygulamaları gün geçtikçe insanlar tarafından özellikle de sağlıklı yaşam meraklıları tarafından dikkatle ve ilgiyle takip ediliyor. Son dönemlerde insanlar artık sadece evlerinde kendi hazırladıkları sağlıklı besin ve yemeklerle değil dışarıda olduklarında da kafe ve restoranlarda sağlıklı beslenme tarzlarını gözeterek ve sağlıklı menüler tüketerek yaşamaya başladılar. Bu durum son dönemlerde oluşan ve yaygınlaşmaya devam eden yeni bir terndin başlangıcı oldu. Artık hemen hemen her yerde sağlıklı beslenme tarzlarına uygun menüleri olan kafe ve restoranlara rastlamak mümkün.

Sağlıklı Beslenme Akımlarına Olan İlgi Hızla Artıyor

Sağlıklı beslenme akımlarına olan ilgide adeta patlama var. Yeni trendler yeme içme sektöründe yepyeni bir segment oluşturdu. Özellikle raw, vejeteryan, vegan ve glütensiz beslenme tarzını benimseyenlere hitap eden kafelere ilgi oldukça yoğun.
Hızla değişen yaşam şartları, beslenme tarzlarının da aynı hızla değişmesine neden oluyor. Raw yani çiğ, vejetaryen, vegan, glütensiz, paleo diyeti, whole foods yani işlenmemiş ürünler ve plant-based yani bitki bazlı beslenme tarzları son yıllarda öne çıkan trendler arasında yer alıyor.

Söz konusu beslenme tarzlarına olan ilginin artması, yeme içme sektöründe yeni bir akımın da öncüsü oldu. Menülerini sadece bu beslenme tarzlarına göre özelleştiren kafe ve restoranların sayısı gün geçtikçe artıyor. Peki günümüzün en popüler sağlıklı beslenme trendleri ve tarları neler?

En Yeni Sağlıklı Beslenme Trendleri

Gün geçtikçe sağlıklı beslenme ve tüketim trendlerine olan ilgi hızla artıyor. İşte son dönemde öne çıkan sağlıklı beslenme tarzları…

Raw (Çiğ) Beslenme: 40 derecenin üzerinde ısıya maruz kalmamış besin maddelerinin tüketimi esasına dayanıyor. Enzim, vitamin, mineral ve protein açısından zengin bir beslenme biçimi olarak tanımlanıyor.

Vejeteryan Beslenme: Hiçbir hayvansal et ürününün tüketilmediği beslenme tarzı. Bu tarzı benimseyenler, süt, yumurta ve bal gibi ürünleri tüketebiliyor.

Vegan Beslenme: Hayvansal et ürünleri ve hayvanlar tarafından üretilen hiçbir ürün bu beslenme türünde yer almıyor ve kullanılmıyor.

Glutensiz Beslenme: Buğday, arpa ve çavdar dahil olmak üzere birçok tahılda bulunan bir protein olan glütenin yer almadığı beslenme tarzı. Günümüzde zayıflamak, sağlıklı beslenmek ve bazı hastalıklara yakalanma azaltmak amacıyla popüler olsa da aslında çölyak hastalığı olan kişilerin uygulaması gereken bir diyet.

Paleo Diyet Uygulaması: Antik alışkanlıklara göre beslenmeyi ifade ediyor. Bu beslenme tarzında, unlu mamuller, şeker ve süt ürünleri gibi gıdalar yer almıyor. Bolca sebze ve meyve tüketiliyor. Bu diyette, doğal yollarla elde edilmeyen hiçbir şey tüketilmiyor ve raw beslenmenin gerekliliğine inanılıyor.

Whole Foods (İşlenmemiş Ürünlerle Beslenme): İşlenmemiş ürünler tüketiliyor. Sağlıklı beslenmeye odaklanan bu tarzda, besin maddelerinin besin değerlerini kaybetmemiş olması önem taşıyor ve hayvansal ürünler tüketilmiyor.

Plant-Based (Bitki Bazlı Beslenme): Bitki bazlı beslenme olarak tanımlanıyor. Adından da anlaşılacağı gibi bu beslenme tarzında hiçbir hayvansal ürün yer almıyor.

Gluten Hassasiyeti ve Çölyak Hastalığında Glutensiz Beslenme

Gluten hassasiyeti ve çölyak hastalığı günümüzde oldukça sık rastlanan sağlık sorunları arasında yer alıyor. Çok sayıda kişinin rahatsız olduğu bu durum glutensiz beslenmenin de yaygınlaşmasını sağlamış durumda. Glutensiz beslenme akımının giderek yaygınlaştığı ve glutensiz ürün yelpazesinin de büyüdüğü görülüyor. Peki gluten nedir? Gluten hassasiyetinde ve çölyak hastalığında glutensiz beslenmenin önemi nedir?

Gluten Besinlerde Esne ve Ağsı Yapıyı Oluşturan Proteindir

Glutenin bir karbonhidrat grubu olduğu düşünülür fakat gluten buğday, arpa, çavdar ve yulaf ürünlerinde bulunan, besinlerde esnek ve ağsı yapıyı oluşturan bir proteindir. Gluten hassasiyeti, gluten adı verilen proteinin bağırsaklarda sindirilememesi ve buna bağlı olarak vücutta şişkinlik, gaz, ishal, baş dönmesi ve yorgunluk hissi gibi durumların görülmesidir. Çölyak hastalığı ise her iki cinsiyette de görülebilen, daha çok çocukluk ve gelişme döneminde ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hastalık, ince bağırsakta bulunan glutenden dolayı bağırsaktaki villus yapılarının bozulmalarına bağlı oluşan bir emilim bozukluğudur. Gluten tüketimine bağlı olarak kişinin bağırsaklarında bir tahribat meydana geldiyse o kişiye çölyak hastası, sadece gluten içeren besinlere alerjisi varsa kişinin gluten hassasiyetine sahip olduğu söylenebilir.

Gluten Hassasiyeti Olan Kişiler Etiketleri Mutlaka Okumalı

Çölyak hastalığı ömür boyu devam ederken, gluten hassasiyeti bulunan kişiler birkaç yıl içinde bundan kurtulabilirler. Gluten, vücudumuz için oldukça yararladır. Lif içeriği yüksek olduğundan şeker seviyesinin dengede kalmasını ve daha tok kalınmasını sağlar. Glutensiz besinlerin daha az kalorili olduğu düşünülür. Ancak genelde gluten içeren besinlerin kalorisi, içermeyenlere göre daha azdır. Bu yüzden sağlık sorunu olmayan kişilerin uyguladığı diyetlerde gluten içeren besinler yer almalıdır. Çölyak hatalığı ya da gluten hassasiyeti bulunan kişiler, mutlaka besinlerin üzerinde bulunan etiketleri okumalı. Buğday, çavdar ve arpa gibi besinlerden hazırlanan gıdaları tüketmemeli. Bu besinlerin dışında hazırlanan et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, baklagiller, yumurta, meyve ve sebze gibi besinler tüketilebilir.

Piyasadaki Gluten İçermeyen Yeni Nesil Unlar Var

Rafine beyaz un gibi buğdaydan yapılan unlar dışında diğer kaynaklardan yapılan unlar da mevcut. Yeni nesil gluten içermeyen unlar yeni beslenme ve diyet akımlarının etkisiyle yaygınlaşmaya başlamış durumda. Başta yağlı tohumlar ve farklı bitkilerden elde edilen bu alternatif unlar gluten içermemeleri, glisemik endekslerinin yüksek olması, yüksek vitamin ve mineral değerleriyle daha sağlıklı tercihler arasında yer alıyor. Hindistan cevizi unu, yeni nesil unlardan biri. Badem, ceviz, fındık unları da yeni nesi un ürünleri arasında yer alıyor. Yağlı tohumlardan elde edilen bu unlar, gluten, lektin ve karbonhidrattan fakir olmakla birlikte arjinin amino asidi, magnezyum, bakır, mangan, kalsiyum ve potasyum gibi pek çok mineral açısından da oldukça zengin.

Çölyak Hastası ve Gluten Hassasiyetin Glutensiz Beslenme

Gluten, normal şartlarda mide-bağırsak kanalı yoluyla sindirimi kolay olan bir tahıl proteini. Fakat gluten proteini bazı durumlarda kişilerin bağırsak sisteminde hassasiyet yaratır ve kolay sindirilemez bir hale gelir. Sindirimi aksatan bu durum kişide şişkinlik, hazımsızlık, baş ağrısı ve gaz problemleri ortaya çıkarır. Çölyak hastalığı olarak bilinen glutenin sindirilememesi durumu, ince bağırsağın emici yüzeylerine zarar verir ve bu zarar diğer besin öğelerinin emilimini de engelleyerek besin öğesi yetersizliklerine bağlı bazı hastalıkların da ortaya çıkmasına sebep olur. Kişi çölyak hastasıysa bu durumda en önemli tedavi yöntemi glutensiz beslenmedir.

Bağışıklık Sisteminin Çökmesi ve Kronik Kastalıklar

Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte biri kronik hastalıkların etkisi altında yaşamakta ve hasta sayısında sürekli artış gözlenmektedir. Kronik hastalıklar arasında yüksek tansiyon, diyabet, kronik obstruktif akciğer hastalığı, koroner kalp hastalığı, tiroid hastalıkları, psikolojik ve ruhsal problemler yer almakta, nüfusun %40’ında farklı derecelerde anemi bulunmaktadır. Bunun dışında kanser vakaları büyük bir hızla yaygınlaşmakta, hemen hemen genç kızda, son yıllarda erkeklerde ve çocuklarda da endometriozis görülmekte, kısırlık çığ gibi büyümekte, tüp bebek üretimi artmaktadır.

Bağışıklık Sisteminin Çökmesi ve Kronik Kastalıklar

Çağdaş tıp ve teşhis imkanları dev adımlarla ilerliyor gibi görünüyor. Buna bağlı olarak hastalıkların ve hasta sayısının azalması bekleniyor. Fakat tam tersine “çağdaş tıbbi tedaviler” sonucunda hastalıklar hızla artıyor, derinleşiyor, çeşitleniyor, yaygınlaşıyor, direnci artıyor, daha önce hiç bilinmeyen hastalıklar ortaya çıkıyor.

Modern tıbbın geldiği nokta şaşırtıcı değildir, çünkü hastalıklara yaklaşımı yanlıştır. Modern tıp yüksek ateşte ateş düşürücü, yüksek tansiyonda tansiyon düşürücü, enfeksiyonda antibiyotik, hormon dengesizliğinde hormon takviyesi önerir, yani hastalığı değil, semptomları daha doğrusu bağışıklık sisteminin bu süreçteki dengeleme çabasını ortadan kaldırmaya çalışır. Bu, tedavi değil, bağışıklık sistemine karşı yürütülen kesintisiz, şiddetli bir savaştır.

Bu savaşta, bağışıklık sistemi bütün çağdaş tedavi yöntemlerine karşı kendini muazzam bir şekilde savunur. Gerçek hastalıklar bağışıklık sistemi çöktükten sonra ortaya çıkmaya başlar.

Modern tıbbın ameliyat, organ nakli, tüp bebek, kök hücre, doku ve organ üretimi, rekombinant-DNA yöntemiyle üretilen vitamin, ilaç ve aşılar gibi öne sürdüğü büyük umutlar her seferinde hayal kırıklığı ile sonuçlanmaktadır. Bunun sebebi, Yaratıcı’nın kanunlarını gözardı eden onlarla savaşan bir zihniyette aramak gerekir. Tabloya bütünsel bir bakışla bakıldığında bütün hastalıkların bir noktadan üretilip yönlendirildiği farkedilir. Fakat trajik olan insanların bunu farketmemesi ve şifayı hastalığın üretildiği yerde aramasıdır.

Kainatta tüm cisimler ve sistemler bir bütündür. Bütün kainatın bir modeli olarak yaratılan insan bedenine bakıldığı zaman iç içe geçmiş ve bir biriyle etkileşim halinde muazzam sistemler görülür. Modern tıp, insan bedenini branşlara ayırarak incelediği, bu muazzam sisteme ve işleyişe bütünsel bir gözle bakmadığı için ne hastalığı doğru teşhis edebilmekte, ne sebebini tam olarak tespit edebilmekte, ne de tedavi edebilmektedir. İnsan yaradılış kanunlarını anladığı ölçüde sağlıklı ve doğru yaşama imkanı bulur.

Yurtdışı İş İmkanları ve İşçi Alımı 2020

Yurtdışı iş ve çalışma konusunda ilk akla gelen firmalar yurtdışında iş yapan yurtdışına işçi arayan Türk şirketler. Yurtdışında işler yapan sayısız Türk şirket her yıl Türkiye’den çok sayıda yurtdışı işçi ve yurtdışı eleman alarak yurtdışı istihdam alanına imkanlar sunuyor.

Günümüzde Türkiye ve tüm dünya çapında ülkelerden milyonlarca kişi daha iyi para kazanmak ve daha iyi yaşam koşullarında hayatını devam ettirmek için yurtdışında iş imkanlarını ve yurtdışında çalışma olanaklarını değerlendirmek için farklı ülkelere giderek burada çalışmayı ve yaşamayı seçiyor. Yurtdışına iş ve çalışma fırsatlarını değerlendirmek için Türkiye’den de giden kişilerin sayısı oldukça fazla. Kimisi birikim için kimisi tamamen yerleşmek için gidiyor. Bazıları ise geçici olarak planladığı yurtdışı işlerde kalıcı hale gelerek yurtdışına yerleşiyor.

Yurtdışı İş İmkanları ve İş Olanakları

Bugün yurtdışında iş ve çalışma imkanlarını değerlendirmek isteyen kişiler için pek çok fırsat ve yol var. Türkiye’den yurtdışına çalışmak için gitmek isteyen kişiler öncelikle yurtdışı iş yapan Türk şirketleri değerlendirmek istiyor. Bunun yanında hali hazırda yurtdışında yaşayan bağlantılar da yurtdışında iş bulmak için oldukça fazla kullanılan yollardan biri.

Günümüzde Avrupa ülkeleri, Amerika, Kadana, Rusya, Ortadoğu ülkeleri ve hatta Uzakdoğu ve Afrika ülkelerinde bile yurtdışı iş imkanlarına rastlama ve buralarda çalışmak mümkün. Hizmet, gıda ve özellikle de inşaat sektöründe yurtdışında iş yapan çok sayıda Türk şirket mevcut. Söz konusu şirketler hem yurtdışında iş yapıyor hem de yurtdışı eleman ihtiyaçları kapsamında yurtdışına işçi ve eleman götürüyor.

Yurtdışı İnşaat İş İlanları Yurtdışı İşçi Alımı

Türk inşaat firmaları bugün Rusya’dan Suudi Arabistan’a, Katar’dan Avrupa ve Afrika ülkelerinde kadar çok geniş bir coğrafyada altyapı ve üstyapı projelerine imza atarken inşaat sektöründe çalışan çok sayıda kişi için farklı pozisyonlarda yurtdışı iş imkanları da sağlıyor.

Diğer yandan yurtdışında gıda ve hizmet sektöründe de birçok yurtdışı iş imkanları mevcut. Vasıfsız yurtdışı işçi alımları çerçevesinde gerek inşaat, gerek hizmet ve gıda sektöründe yurtdışında çalışma mümkün. Diğer yandan belirli yetkinlikleriniz, yabancı diliniz, herhangi bir zanaatınız vs. gibi özelliklere sahipseniz yurtdışında hem Türk hem de yabancı firmalarda iş bularak çalışmanız mümkün.

Yurtdışı İnşaat Firmalarında İş

Yurtdışı iş fırsatlarını araştırmak isteyen kişiler yabancı dili varsa birçok internet kaynağından yurtdışındaki iş ilanlarına ulaşabilir ve iş başvurusu yapabilir. Yabancı dili olmayan kişiler Türkiye’deki internet kaynaklarından yurtdışında iş yapan Türk firmaların yurtdışı iş ilanlarını inceleyebilir ve bunlara yurtdışı iş başvurusu yapabilirler.

Firmalar zaman zaman İŞKUR üzerinden de yurtdışı işçi taleplerini iş ilanı olarak yayınlamaktadırlar. Yine İŞKUR üzerinden zaman zaman bu ilanlara göz atarak kendinize uygun ilanlara İŞKUR üzerinden iş başvurusu yapabilirsiniz.

https://insaatelemani.com